TRANSLATED AUDIOVISUAL CONTENT

Yeni Yaratılış Müjdesi: Neon Genesis Evangelion ve Çeviri Çıkmazı

“Evangelion bir yapboz gibidir. Herkes izleyip kendi cevabını bulabilir… Başka bir deyişle, izleyicilerin kendi dünyalarını hayal etmeleri için düşünmelerini istiyoruz. Cevapları asla sunmayacağız…
Başkalarından cevaplar beklemeyin.”
Hideaki Anno (Anime Expo 1996)

Yayınlanmasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen günümüzde hala hakkında teoriler üretilen kült bir anime: Neon Genesis Evangelion. 1995 yılında Hideaki Anno tarafından yaratılan bu eser; yalnızca bir mecha animesi değil, aynı zamanda insan psikolojisini, varoluşsal krizleri ve dinî sembolleri merkeze alan çok katmanlı bir eserdir. Eser, yıllar içinde sayısız analiz ve tartışmaya konu olmuş; her izleyiciye farklı bir anlam sunan çok katmanlı bir yapım olarak kabul edilmiştir. Ancak bu eseri başka bir dile aktarmak sadece kelimeleri çevirmek değil; aynı zamanda atmosferi, duygusal tonu ve kültürel bağlamı korumak anlamına gelmektedir.

Seri, 14 yaşındaki Shinji Ikari’nin hikâyesini anlatır. İnsanlığın kaderi, “Eva” adındaki dev biyomekanik robotlar aracılığıyla “Havari” adlı gizemli varlıklarla savaşmaya bağlıdır. Shinji, babası Gendo Ikari tarafından bu savaşın içine sürüklenir ve Evangelion Birimi-01’in pilotu olarak seçilir. Ancak bu kahramanlık hikâyesi, zamanla Shinji ve diğer karakterlerin derin psikolojik çatışmalarına, travmalarına ve aidiyet arayışlarına dönüşür. Hristiyanlık, Yahudilik ve Kabala inancından alınan semboller, hikâyenin felsefi derinliğini artıran temel taşlardır.

Netflix’in 2019 yılında Neon Genesis Evangelion’u kataloğuna eklemesiyle birlikte, serinin çeviri süreci yeni bir tartışma dalgası yaratmıştır. Hem İngilizce hem de Türkçe çevirileri; orijinal diyalogların anlamını değiştiren bazı müdahaleler içeriyordu. Bu değişiklikler, bazı sahnelerde karakter ilişkilerinin farklı şekilde yorumlanmasına yol açarken, bazı terimlerin çevrilme biçimi ise eserin teolojik boyutunu etkileyen anlam kaymalarına neden olmaktadır.

Neon Genesis Evangelion, dinî ve bilimkurgu unsurlarını yoğun bir şekilde bir araya getirdiğinden, orijinal Japonca versiyonda kullanılan terimler büyük bir öneme sahiptir. Her ne kadar yaratıcısı Hideaki Anno aslında dinî referansların sadece gizemli ve estetik bir hava yaratmaları için hikâyeye eklendiklerini belirtse de özellikle Hristiyanlık, Yahudilik ve Kabala inancından alınan kavramlar, sadece görsel bir süsleme olmanın ötesinde, hikâyenin felsefi derinliğini artırmaktadır. Ancak, Netflix’in çevirilerinde bu terimlerin aktarımında önemli değişiklikler yapıldığı görülmektedir. Bu değişiklikler, izleyicinin eserin dinî ve felsefi boyutlarına dair yorumlarını etkileyebileceği gibi, karakterlerin motivasyonlarını ve serinin temel metaforlarını da farklı bir bağlama oturtabiliyor. Bu durumun en belirgin örneği, insanlığa saldıran ve orijinal Japonca versiyonda 使徒 (shito) olarak adlandırılan varlıkların isimlendirilmesidir.

Orijinal versiyonunda insanlığa saldıran varlıklar 使 徒 (shito) olarak adlandırılmakta. Ancak animenin yapım şirketi olan Gainax, kelimeyi İngilizceye aktarırken tam çevirisi olan apostle yerine angel kelimesinin kullanılmasını istemiştir. Dolayısıyla bu tercih, anime Netflix kataloğuna eklenmeden önce gerçekleşmiştir. Ne var ki bu çeviri, orijinal Japonca terimin tam karşılığı değildir. Japoncada melek için kullanılan kelime 天使 (tenshi) yani “gökyüzü habercisi” anlamına gelirken; shito kelimesi “havariler” veya “elçiler” demektir ve İncil’deki İsa’nın 12 havarisine gönderme yapar. Bu kelime, Yunanca ἀπόστολος (apostolos) kelimesinden türemiş olup, “gönderilmiş kişi” veya “haberci” anlamındadır.

Seride Havari olarak adlandırılan varlıklar, fiziksel olarak geleneksel melek tasvirlerine benzemezler; devasa, biçimsiz ve çoğu zaman ürkütücü formlara sahiptirler. Ancak, isimlendirme tercihi aslında İncil’deki hem melek (angelos) hem de havari (apostolos) kelimelerinin ortak bir anlam taşımasından kaynaklanıyor olabilir. Her iki kelime de haberci anlamına geliyor. İncil’de melekler, Tanrı’nın mesajlarını insanlara ileten varlıklar olarak tanımlanırken, benzer şekilde İsa’nın havarileri de mesaj taşıyıcılarıdır.

İşte burada iki farklı çeviriyle karşılaşıyoruz: İngilizcesinde angel olan varlıklar Türkçeye “melek” yerine “havari” olarak aktarılmıştır. Dil tercihi İngilizce olan izleyiciler için angel kelimesi, Batı kültüründe yerleşmiş olan geleneksel melek imgesini çağrıştırır: Kanatlı, kutsal varlıklar veya Tanrı’nın elçileri. Ancak, Evangelion’daki “havariler” fiziksel olarak bu imgelere hiç benzemiyor. Çoğu grotesk, devasa ve bazen tamamen soyut varlıklar olarak tasvir edilmiş. Bu durum, animenin dinsel referanslarını yorumlarken izleyiciler için kafa karışıklığına yol açabilmektedir. Öte yandan, Türkçede “havari” kelimesinin kullanılması, kelimenin İncil’deki anlamını daha doğrudan yansıtmakta ve Evangelion’daki varlıkların bir mesaj taşıyıcısı olduğu fikriyle örtüşmektedir. Bu durum Türkçe izleyenler için terim ve görsel arasındaki çelişkiyi azaltmaktadır.

Dilbilgisi mi, Terminoloji mi? “Çocuklar” Sorunsalı
Netflix çevirisindeki tartışmalar sadece dinî terimlerle sınırlı kalmamış aynı zamanda serinin kendine has jargonuna yapılan müdahalelerle daha da büyümüştür. Bu durumun en somut örneği, Eva pilotlarına verilen unvanlarda görülmektedir. Orijinal Japonca metinde ve önceki çevirilerde, tek bir pilottan bahsedilirken bile İngilizce çoğul eki içeren Children (Örneğin: Third Children) kalıbı kullanılmaktadır. Bu tercih, Japonca dil yapısındaki çoğul ekinin kullanım esnekliğinden ziyade; Evangelion evrenine özgü, bilinçli bir terminolojik karardır.

Ancak Netflix çevirisi, bu terimi standart İngilizce dil bilgisi kurallarına uydurarak Third Child şeklinde düzeltmiştir. Dil bilgisel açıdan “doğru” olan bu hamle; serinin hayranları tarafından eserin “ruhuna” bir saldırı olarak nitelendirilmiştir. Çünkü orijinalindeki children ifadesi; bu çocukların bireyselliklerinden sıyrılıp bir deneyin veya sistemin parçaları olduklarına dair örtük bir anlam taşımaktadır. Terimin standartlaştırılması, bu distopik nüansın kaybolmasına neden olmuştur.

Duygusal Bağlamın Yitimi: Sevgiden Hoşlantıya
Belki de en büyük infial yaratan değişiklik, serinin en kritik sahnelerinden birinde; Kaworu Nagisa ile Shinji Ikari arasındaki diyalogda gerçekleşmiştir. Orijinal metinde Kaworu, Shinji’ye hislerini ifade ederken suki (hoşlanmak/sevmek) kelimesini kullanır. Bu kelime bağlama göre “hoşlanmak” anlamına gelse de sahnenin samimiyeti ve karakterlerin o anki psikolojisi göz önüne alındığında, önceki çevirilerde I love you (seni seviyorum) olarak aktarılmıştır. Bu ifade, Shinji'nin yaşadığı yalnızlık ve değersizlik hissinin kırıldığı andır.

Netflix çevirisinde ise bu ifade I like you (senden hoşlanıyorum) veya (sana değer veriyorum) şeklinde değiştirilmiştir. İzleyiciye göre bu, sadece basit bir kelime tercihi değil; Shinji’nin o ana kadar hiç görmediği “koşulsuz kabulü” ve sevgiyi basitleştiren bir hamledir. Çevirmenin, kaynak metindeki muğlaklığı hedef dile aktarırken yaptığı seçim, sahnenin dramatik ağırlığını ve karakter motivasyonlarını doğrudan değiştirmiştir.

Çift Başlık Sorunsalı: Gainax’ın İngilizcesi ve Netflix’in Çevirisi

İzleyicilerin karşısına çıkan en kafa karıştırıcı durumlardan biri, bölüm isimlerindeki sistemsiz tutarsızlıktır. Serinin orijinal yapısında her bölümün birbirinden bağımsız iki ismi bulunuyor: Orijinal Japonca başlık ve bizzat yapımcı stüdyo Gainax tarafından seçilen resmi İngilizce başlık. Sorun şu ki; Netflix’in bölüm seçim ekranındaki bilgi kısmında yer alan başlıklar, Japonca orijinal isimlerin doğrudan çevirisidir. Ancak izleyici bölümü açtığında, ekranda beliren ve görselin bir parçası olan başlık, Gainax’ın seçtiği İngilizce başlıktır.

Örneğin, serinin 2. bölümü menüde Japonca aslına uygun olarak An Unfamiliar Ceiling (Tanıdık Olmayan Tavan) olarak görünürken, bölüm başladığında ekranda The Beast (Canavar) yazmaktadır. Bu bölüm Shinji’nin bir önceki gece Havari'ye karşı yaptığı savaşın hiçbir anısını hatırlamadan hastanede uyanmasıyla başlar. Dolayısıyla Netflix’in

doğrudan çevirisinin bu bağlama göre daha doğru olduğu söylenebilir. Benzer şekilde, serinin finali olan 26. Bölüm, Japonca aslında “The Beast that Shouted 'I/Love' at the Heart of the World” (Dünyanın Merkezinde Aşkı Haykıran Canavar) gibi son derece şiirsel ve felsefi bir isme sahipken, ekranda beliren Gainax İngilizcesi sadece “Take care of yourself” (Kendine iyi bak) cümlesinden ibarettir. Bu durum, platformun kendi yönergelerine sığınarak ekrandaki metni çevirmemesi, ancak menüde farklı bir başlık sunmasıyla açıklanabilir.

Çift Başlık Sorunsalı: Gainax’ın İngilizcesi ve Netflix’in Çevirisi
Bu ikilik karşısında hayranların tutumu ise değişkendir. İzleyicilerin bir kısmı 16. bölümdeki Kierkegaard felsefesine gönderme yapan “In sickness unto death, and...” (Ölümcül Hastalık ve...) gibi derinlikli Japonca başlıkların, Gainax’ın “Splitting of the Breast” (Göğsün Parçalanması) gibi daha yüzeysel veya ticari tercihlere feda edilmesini eleştirmektedir. Ancak bu durumun izleyiciden izleyiciye değiştiği ve mutlak bir doğru olmadığı da belirtilmelidir. Nitekim 8. bölümdeki Japonca “Asuka’s Arrival in Japan” (Asuka’nın Japonya'ya Varışı) başlığı, Gainax tarafından seçilen ve karakterin ruhunu yansıtan “Asuka Strikes!” (Asuka Saldırıyor!) başlığının yarattığı dinamik ve agresif ruh halinin gerisinde kalmaktadır. Bu gibi örneklerde Gainax’ın İngilizce tercihi, bölümün dinamizmini ve karakterin ruh halini yansıtmada, Japoncadan yapılan doğrudan çeviriden çok daha vurucu ve başarılı bulunmaktadır. Dolayısıyla Netflix’in yarattığı bu çift başlılık, bir yandan kafa karışıklığı yaratırken, diğer yandan izleyiciyi “Hangi başlık bu bölümü daha iyi anlatıyor?” sorusuyla baş başa bırakmaktadır.

Müzikal Bir Kayıp: Fly Me to the Moon ve Sessizliğe Gömülen Finaller
Netflix’in seriyi küresel erişime açarken yarattığı tartışmalar sadece metin çevirileriyle sınırlı kalmamış, eserin işitsel kimliğine de sıçramıştır. Serinin her bölümünün sonunda çalan ve anime tarihinin en ikonik kapanış jeneriklerinden biri olan Bart Howard imzalı caz standardı Fly Me to the Moon, Japonya harici küresel Netflix versiyonlarından tamamen kaldırılmıştır. Bu parçanın yerine, serinin müziklerini yapan Shiro Sagisu’nun orijinal film müziğinden alınan piyano temaları (genellikle Rei I) yerleştirilmiştir. Şarkının yalnızca Japonya’daki Netflix kütüphanesinde korunabilmiş olması, durumun sanatsal bir tercihten ziyade, tamamen telif hakları ve lisanslama maliyetlerinden kaynaklandığını göstermektedir. Ancak bu teknik zorunluluk, izleyiciler ve eleştirmenler tarafından serinin atmosferine vurulmuş büyük bir darbe olarak yorumlanmıştır. Çünkü Fly Me to the Moon, Evangelion’da rastgele seçilmiş bir kapanış şarkısı değil; anlatının bir parçasıdır. Orijinal seride bu şarkının tek bir versiyonu yoktur. Claire Littley, Yoko Takahashi gibi farklı sanatçılar tarafından seslendirilen, bazen enstrümantal, bazen techno ritimli, bazen ise sadece Asuka, Rei veya Misato karakterlerinin seslendirdiği 31 farklı versiyonu mevcuttur. Her bölümün sonundaki versiyon, o bölümün temasına veya odaklandığı karaktere göre özel olarak seçilmiştir. Şarkının kaldırılmasıyla birlikte, bölüm sonlarındaki bu ince anlatım katmanı ve karakterlere özgü müzikal dokunuşlar tamamen silinmiştir. Evangelion’un bölümleri genellikle travmatik, kanlı ve psikolojik olarak ağır sahnelerle biter. Bitiş jeneriğinde neşeli, romantik ve hafif bir Bossa Nova veya caz parçasının çalması, izleyicide kasıtlı bir rahatsızlık (dissonans) yaratır. Bu zıtlık, bölümün ağırlığını daha da belirginleştirir. Şarkının kaldırılması, bu acı-tatlı deneyimi yok etmiş, yerine daha melankolik ama tek düze bir bitiş getirmiştir.

Sonuç: Bir “Yeniden Yazım” Eylemi Olarak Çeviri
Sonuç olarak, Netflix’in Neon Genesis Evangelion üzerinde gerçekleştirdiği yerelleştirme süreci, çeviri eyleminin mekanik bir dil aktarımından ibaret olmadığını; aksine politik, ekonomik ve estetik kararlarla şekillenen bir “yeniden yazım” süreci olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Gerek Apostle yerine Angel tercihinde görülen teolojik anlam kaymaları, gerek Children ifadesindeki terminolojik standartlaştırma, gerek bölüm isimlerinin çevirileri arasında sıkışıp kalan bağlamsal tutarsızlıklar, gerekse telif hakları gölgesinde yitirilen Fly Me to the Moon’un yarattığı atmosfer kaybı; çevirmenin ve yayıncının, eserin nihai anlamını belirlemede en az yaratıcı kadar güçlü bir iktidara sahip olduğunu kanıtlamaktadır.

Çeviri eleştirisi perspektifinden bakıldığında bu durum, çevirmenin “görünmezliğinin” bir illüzyon olduğunu hatırlatıyor; zira yapılan her seçim, kaynak metnin sesini ya gürleştirmekte ya da Evangelion örneğinde olduğu gibi yer yer kısmaktadır. Bu bağlamda çeviri; sadece kelimelerin sözlük karşılıklarını bulmak değil, o kelimelerin yarattığı kültürel tortuyu, karakterlerin satır arası duygularını ve hatta bitiş jeneriğindeki melodinin yarattığı hüznü hedef kültüre taşıyabilme sorumluluğudur. Evangelion, bize çevirinin sadakat ile ihanet arasında yürütülen ne denli hassas bir denge olduğunu, yıllar sonra bile bitmeyen tartışmalarla göstermeye devam ediyor.

Referanslar
- https://wiki.evageeks.org/MDWigs%27_Musings
- https://gwern.net/otaku
-https://www.bilimkurgukulubu.com/televizyon/anime/neon-genesis-evangeliona-dair-en-populer-10-hayran-teorisi/#google_vignette
- https://evangelion.fandom.com/wiki/Episode:Index#The_Final_Messenger
- https://tr.wikipedia.org/wiki/Neon_Genesis_Evangelion#Konusu
- https://www.youtube.com/watch?v=e1HuD4Sbm4M&t=23s
- https://partnerhelp.netflixstudios.com/hc/en-us/articles/360000586227-Episode-Main-Title-Translation-in-Subs-and-Dubs
- https://evangelion.fandom.com/wiki/Angel
- https://www.reddit.com/r/evangelion/comments/13urb7o/why_are_the_monsters_in_evangelion_called_angels/
- https://www.youtube.com/watch?v=vvRbztI87Eo
- https://www.cbr.com/neon-genesis-evangelion-religious-symbolism/
- https://web.archive.org/web/20031208113458/http:/www.akadot.com/article/article-tsurumaki2.html
- https://www.vulture.com/2019/06/neon-genesis-evangelion-netflix-controversy-explained-guide.html
-https://www.cbr.com/netflix-evangelion-fly-me-to-the-moon/#:~:text=Netflix%2C%20however%2C%20must%20have%20not,Evangelion%20Still%20Relevant%20in%202019%3F
- https://www.reddit.com/r/evangelion/comments/reedw0/why_are_the_pilots_referred_to_as_nth_children/
- https://medium.com/@kyrinstitute/neon-genesis-evangelion-existentialism-and-s%C3%B8ren-kierkegaards-despair-you-can-not-have-meaning-92f3372fdcdd

Yapay Zekâ Kullanımı
Yapay zekâdan yazım denetimi amaçlı faydalanıldı.

Author

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Notify of
guest

0 Comments
Oldest
Newest Most Voted
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x