Diller Arası Bir Kâbus: Burton Karakterlerine İsim Koyma Sanatı
Hepimiz Tim Burton’ın o rahatsız edici ama bir o kadar da büyüleyici dünyasına bir şekilde denk gelmişizdir. Puslu mezarlıklar, solgun yüzlü tuhaf karakterler ve her yerden fırlayan hayaletler... Burton’ın dünyası ne kadar renkliyse bir o kadar da ürkütücüdür. Ancak bu dünyayı bizim için asıl unutulmaz kılan şeylerden biri de o karakterlerin isimleridir. Bir çevirmen için bu filmleri Türkçeye kazandırmak, sadece altyazı yazmak değil, o tuhaf karakterlere Türkiye’deki “kimliklerini” vermektir. Bazı isimleri öyle güzel Türkçeleştirdik ki orijinalinden daha çok sevdik. Ben de çevirmenlerin bu sihirli dokunuşlarından en sevdiklerimi sizlerle paylaşmak istedim.
1. “Beetlejuice” ve Bir Fonetik Mucizesi: Beterböcek
Çeviri tarihinin en parlak anlarından birine hoş geldiniz. Orijinal adı Avcı Takımyıldızı'ndaki Betelgeuse yıldızından gelen ve İngilizcede “Beetle-juice” (Böcek Suyu) şeklinde bir kelime oyununa dayanan bu karakter, bir çevirmen için tam bir kabustur. Neden mi? Çünkü karakterin isminin üç kez hızlıca tekrarlanması hikâyenin ana motivasyonudur. Eğer bu ismi “Böcek Suyu” diye çevirseydik, o tekinsiz ama oyuncu hava anında uçup giderdi. “Beterböcek” tercihi ise bir deha ürünüdür. Sadece orijinalindeki “B” ses uyumunu korumakla kalmaz, karakterin “beter” (kötü, fena) kişiliğine de harika bir yerel gönderme yapar. Bugün “Beterböcek, Beterböcek, Beterböcek!” dediğimizde dilimize oturan o tekerleme tadı, çevirmenin fonetik zaferidir.
2. “Edward Scissorhands”: Masal mı, Lakap mı?
İngilizce ismine sadık kalsaydık ona “Makas-eller Edward” dememiz gerekirdi. Ancak Türkiye’de onu sadece “Makas Eller” olarak tanıdık ve sevdik. Bu tercih, aslında bir karakterin isminden çok, onun trajedisini ön plana çıkarmayı amaçlar.
Edward ismini dışarıda bırakıp sadece uzuvlarına odaklanmak, karakteri bir insandan ziyade efsanevi bir yaratığa dönüştürdü. “Makas Elli Edward” deseydik, bir masal kahramanından çok mahallenin maharetli ama talihsiz bir terzisi gibi algılanabilirdi. Kısalık burada şiirselliği, şiirsellik ise o Burtonvari melankoliyi beraberinde getirdi.
3. “Corpse Bride”: Ölü Gelin mi, Ceset Gelin mi?
Buradaki tercih, kelimelerin sözlük anlamı ile duygusal karşılığı arasındaki o ince çizgide yürümektir. Sözlüğe bakarsanız corpse tam olarak “ceset” demektir. Ancak “Ceset Gelin” dediğiniz anda hikâyeyi bir romantik gotik masaldan çıkarıp, bir korku filmine ya da adli tıp raporuna dönüştürürsünüz.
Çevirmen burada kelimenin anatomik soğukluğunu değil, filmin hüzünlü ve romantik tonunu seçerek “Ölü Gelin” demiştir. “Ölü”, içinde bir hikâye ve yaşanmışlık barındırırken; “ceset”, sadece fiziksel bir durumu anlatır. Bu açıdan, yapılan tercih çok yerindedir ve izleyiciye vermesi gereken havayı küçücük bir kelime tercihiyle vermeyi başarmıştır.
Referanslar
- Beetlejuice (1988). Yönetmen: Tim Burton. Senaryo: Michael McDowell ve Warren Skaaren. Warner Bros.
- Edward Scissorhands (1990). Yönetmen: Tim Burton. Senaryo: Caroline Thompson. 20th Century Fox.
- Corpse Bride (2005). Yönetmen: Tim Burton ve Mike Johnson. Senaryo: John August, Caroline Thompson ve Pamela Pettler. Warner Bros.
Görsel Referanslar
- https://commons.wikimedia.org/wiki/File:2024-01-26_16-35-00_ILCE-7CM2_DSCCE8886_DxO_(53546242918).jpg
- https://commons.wikimedia.org/wiki/File:2024-01-26_16-34-05_ILCE-7CM2_DSCCE8880_DxO_(53546405955).jpg
- https://commons.wikimedia.org/wiki/File:2024-01-26_16-29-10_ILCE-7C_DSC18364_Kiri_DxO_(53543846342).jpg
Yapay Zekâ Kullanımı
- Gemini ile dilbilgisi kontrolü sağlanmıştır.

