Kocasına Nasıl Yalan Söyledi?

Kocasına Nasıl Yalan Söyledi?

George Bernard SHAW

Saat akşam sekiz. Perdeler çekili ve Cromwell Caddesindeki dairesinin misafir odasını lambalar aydınlatıyor. Aşığı, on sekiz yaşında yakışıklı bir genç, smokini ve pelerini üzerinde, bir demet çiçek ve silindir şapkası elinde, tek başına içeri girer. Kapı hemen köşede ve genç adam kapının girişinde belirdiğinde, sağındaki en yakın duvarda şömine ve solunda kalan karşı duvar boyunca büyük bir piyano yer alıyor. Şöminenin yanında küçük bir fiskosun üzerinde bir el aynası, kuş tüyünden bir yelpaze, bir çift uzun beyaz eldiven ve bir kadının başına sarması için küçük beyaz bir yün örtü durmaktadır. Odanın diğer tarafında, piyanonun yanında; geniş, köşeli, yumuşak döşemeli bir tabure bulunmaktadır. En çok rağbet gören Güney Kensington tarzına uygun donatılmış bir oda: öyle ki mümkün olduğunca sergi salonu havası verilmiş, sahiplerinin sınıfsal durumunun ve alım gücünün gösterişi yapılmak istenmiş fakat rahat etmeleri düşünülmemiş bile.

 

Çok yakışıklı bir genç olduğunu yinelemek gerekir, tatlı bir düşün içindeymiş gibi coşkuyla hareket eden biridir. Elindeki çiçekleri dikkatlice pervanenin yanındaki masaya bırakır, pelerinini çıkarır ve masada onu koyacak yer olmadığı için piyanoya götürür, şapkasını da pelerinin üzerine bırakır, elini kalbine doğru götürür, saatine bakar, saatini geri koyar, masanın üzerinde duran şeyleri fark eder, sanki cennetin kapıları ona açılmış gibi gözleri parlar, masaya doğru gider ve yün örtüyü ellerinin arasına alır, burnunu yumuşaklığın içine gömer ve onu öper, eldivenleri peşi sıra öper, yelpazeyi öper. Mest olarak uzun ve titrek bir iç çeker, taburenin üzerine oturur ve hakikati susturup biraz hayale dalabilmek için parmaklarını gözlerine bastırır. Ellerini gözlerinden çeker ve aptallığıyla alay eder gibi başını sallayarak gülümser, ayakkabılarının tozlanmış olduğunu fark eder ve mendiliyle çabucak ama dikkatlice ayakkabılarını temizler; kalkar ve büyük bir endişeyle kravatının düzgün durduğundan emin olmak için el aynasını masadan alır ve O içeri girdiğinde daha da telaşlanarak yeniden saatine bakar. Tiyatro için hazırlanırken şımarık ve nazlı olduğu bellidir; pek çok elmas takmaktadır, genç ve güzel bir kadın edası vardır; ama acı gerçeği söylemek gerekirse giyim kuşam ve gösteriş dışında, o içeri girer girmez telaşla aynayı elinden bırakan yakışıklı genç adamla arasındaki fiziki ve ruhi ayrım bakımından ondan umutsuzca aşağıda olan, 37 yaşlarında Güney Kensingtonlı oldukça sıradan bir kadındır.

Kaynak: Shaw, G.B. (1904). How He Lied to Her Husband. In One Act With Preface. Constable and Company Ltd. London. 2010. https://babel.hathitrust.org/cgi/pt?id=uc2.ark:/13960/t83j3gj0j&view=1up&seq=7

https://hdl.handle.net/2027/osu.32435001799477?urlappend=%3Bseq=6%3Bownerid=13510798902629779-12

Author

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Notify of
guest

0 Comments
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x