Ernest Hemingway’den “Güneş de Doğar”

Ernest Hemingway’den “Güneş de Doğar”

“Bir yerden diğerine giderek kendinden kaçamazsın.” diye yazmış Ernest Hemingway, Güneş de Doğar adlı eserinde. Robert Cohn adlı karakterimiz, I. Dünya Savaşı gazisi ve romanın da anlatıcısı olan Jake’i, Güney Amerika’ya gitmeye ikna etmeye çalışıyor. Jake’in yanıtı ise bu şekilde oluyor. Bu kısmı özellikle çevirmek istememin sebebi, kitabı okurken cümlenin bende tokat etkisi yaratmasıydı. Eminim ki birçoğumuz, Robert gibi varoluşsal sancılar yaşamışızdır. Başka bir ülkeye, şehre gitmenin hayatımızın iplerini elimize almak demek olduğunu düşünmüşüzdür belki. En azından ben, her düşüşten sonra kalkmak yerine kaçmanın çözüm olduğunu sanırdım. Ancak unutmamalıyız ki nereye gidersek gidelim kendimizden kaçamayız.

Çevirimi yaparken Hemingway’in yarattığı karakterlerin hislerini sizlere yansıtabilmek istedim. Açıkçası, çok zor bir çeviri olmadı çünkü Hemingway basit bir yazma tekniği ve sade bir üslup kullanmış. Ben de sade ve günümüze uygun bir dil kullanmak istedim. Aynı zamanda metnin doğallığını da korumanın görevim olduğunu düşünerek ortaya bu çeviriyi çıkardım. Kendi benliğimden parçalar bulduğum kitabın sevdiğim bir kısmının çevirisini yapmak, ruhumu tatmin etti diyebilirim. Size de bu çeviriyi sunmak benim için gurur verici bir durum. Umarım siz de bu çeviride kendinizden parçalar bulabilirsiniz. Keyifli okumalar!

Çeviri:

“Bak, Jake,” diyerek barın önüne yaslandı. “Hayatının tümü geçip giderken, senin bundan yarar sağlayamadığını hissettiğin oldu mu hiç? Zaten yaşamak zorunda olduğun zamanın neredeyse yarısını yaşadığını fark ettin mi?”
“Evet, ara sıra oluyor.”
“Yaklaşık 35 yıl sonra ölmüş olacağımızın farkında mısın?”
“Ne saçmalıyorsun, Robert,” dedim. “Saçmalamayı kes.”
“Ben ciddiyim.”
“Bu umurumda olmayan bir konu,” dedim.
“Olmalı.”
“Endişelenecek çok şeyim var zaten. Hayatım endişelenmekle geçti. Bir de bunu kafama takamam.”
“Neyse ne, ben Güney Amerika’ya gitmek istiyorum.”
“Beni dinle, Robert, bir ülkeden diğerine gitmek hiçbir şeyi değiştirmez. Ben de denedim bunu. Bir yerden diğerine giderek
kendinden kaçamazsın. Yok öyle bir dünya.”

Orijinal metin:

“Listen, Jake,” he leaned forward on the bar. “Don’t you ever get the feeling that all your life is going by and you’re not taking advantage of it? Do you realize you’ve lived nearly half the time you have to live already?”
“Yes, every once in a while.”
“Do you know that in about thirty-five years more we’ll be dead?”
“What the hell, Robert,” I said. “What the hell.”
“I’m serious.”
“It’s one thing I don’t worry about,” I said.
“You ought to.”
“I’ve had plenty to worry about one time or other. I’m through worrying.”
“Well, I want to go to South America.” “Listen, Robert, going to another country doesn’t make any difference. I’ve tried all
that. You can’t get away from yourself by moving from one place to another. There’s nothing to that.”

Kitabın 1957’de yayınlanan film versiyonuna ait poster.

Kaynak

https://www.amazon.com.tr/Sun-Also-Rises-Ernest-Hemingway/dp/0743297334

https://moviesanywhere.com/movie/the-sun-also-rises

Hemingway, E. (1954). Chapter 2. The Sun Also Rises. United States of America: Charles Scriber’s Sons Publishing, s. 11.

Author

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Notify of
guest

0 Comments
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x