TRANSLATION PROFESSIONALS

Birlikte Sorgulamak ve Üretmek: Zoady’nin Kuruluşu

Merhaba, ben Umut Temiz. Geçtiğimiz yıl Karadeniz Teknik Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Bölümümüz bünyesinde yayımlanan TLN adlı çeviri dergisinin ikinci sayısında, arkadaşım ve şu anda şirket ortağım olan Muhammet ile oyun yerelleştirme alanında çalışan iki uzmanla röportaj yapma fırsatı bulmuştuk. Bu yıl ise aynı dergide, bu kez farklı bir açıdan yer almak istedim: Mezuniyet sonrası üç arkadaş olarak giriştiğimiz yolculuğu ve girişimcilik deneyimlerimizi paylaşmak.

Hikâyenin başına dönecek olursam her şey oldukça basit bir noktada başladı. Üniversitenin ikinci sınıfındayken Muhammet ile oyun oynamayı seven iki arkadaştık. Bir süre sonra şu soruyu sormaya başladık: “Biz de böyle bir şey üretebilir miyiz?” Her şeyin başlangıcı da tam olarak buydu: Sorgulama ve merak.

Aslında hepimizin günlük hayatında keyifle yaptığı ya da iyi olduğu bir alan vardır. Çoğu zaman hayatın bizi nereye götüreceğini bekleriz. Oysa bu yolculukta kendi yolumuzu çizmek de mümkün. Biz bu yolculuğa başladığımızda bunların hiçbirini bilinçli bir girişimcilik planı olarak düşünmemiştik. Başlangıçta yaptığımız şey, sadece sevdiğimiz bir uğraşı farklı bir boyuta taşımaya çalışmaktan ibaretti.

Bu süreçte Muhammet ile gönüllü olarak bir oyun yerelleştirme projesine başladık. Söz konusu oyun, yalnızca İngilizce olarak yayımlanmış ve başka hiçbir dile çevrilmemişti. Biz de bu oyunu Türkçeye yerelleştirmeye karar verdik. Sonunda yaklaşık 125.000 kelimelik, oldukça büyük bir projeyi tamamladık. Bu çalışma bize yalnızca deneyim kazandırmakla kalmadı, aynı zamanda oyun sektörüne farklı bir gözle bakmamızı sağladı.

Bu sırada, yaklaşık on sekiz yıldır arkadaşım olan Hazar’ın kendi başına video oyunları geliştirdiğini biliyordum. Bir gün Hazar ile Muhammet’i tanıştırdım. Çok kısa sürede aralarında güçlü bir iletişim kuruldu ve zamanla bu arkadaşlık bir ekip ruhuna dönüştü. Birlikte üretmekten keyif alan bir ekip olmuştuk. Bu noktada aslında önemli bir şeyi de fark etmiştik: Aynı bölümden gelmek ya da aynı mesleği yapmak bir ekip kurmak için şart değildi. Hazar bir oyun geliştiriciydi, biz ise dil ve iletişim alanından geliyorduk. Ancak ortak bir paydada buluşabiliyorduk: Üretme isteği. Farklı disiplinlerden gelen insanların bir araya geldiğinde ortaya çok daha güçlü fikirler çıkarabildiğini gördük. Bu yazıyı okuyan bölüm öğrencilerine de belki küçük bir hatırlatma olabilir: Edindiğiniz beceriler yalnızca tek bir meslek alanıyla sınırlı değildir. Bazen en verimli iş birlikleri, farklı alanlardan insanların ortak bir hedef etrafında buluşmasıyla ortaya çıkar.

Başlangıçtaki planımız oldukça netti: Hazar oyunu geliştirecek, biz de İngilizce yerelleştirmesini yapacaktık. Nitekim ilk projemiz de bu şekilde gerçekleşti. Hazar’ın geliştirdiği Lost Continent adlı metin tabanlı oyunun yerelleştirmesini yaptık. Bu projelerin hiçbiri ticari bir amaç taşımıyordu, hepsi öğrenme ve üretme isteğinin bir sonucuydu.

Üniversitenin son yılına geldiğimizde ise önemli bir karar aldık. Mobil platformlardan uzaklaşıp odağımızı bilgisayar oyunlarına çevirdik. Yaklaşık bir yıl boyunca Hazar ve Muhammet ile sektör analizi yaptık; pazarda nelerin eksik olduğunu, hangi fikirlerin potansiyel taşıdığını tartıştık. Bu araştırmaların sonunda Tailor Simulator isimli projemize başladık.

Elbette bu noktada artık bazı resmî adımlar atmamız gerekiyordu. Bir iş geliştirebilmek ve sektörde muhatap bulabilmek için şirket kurmamız şarttı. Böylece “Zoady” isimli şirketimizi kurduk. Mevzuat konusunda teorik olarak bir bilgimiz vardı, ancak bu süreçlerin pratikte nasıl işlediğini zamanla öğrenmeye başladık. Vergiler, kuruluş süreçleri ve bürokratik detaylar, işin içine girdikçe daha net oturan konular oldu. Daha sonra yaptığımız araştırmalar sonucunda girişimciler için devletin genç sunduğu bazı destek programlarını keşfettik.

Bunlardan biri, KOSGEB Genç Girişimci Destek Programı idi. O dönemde yürürlükte olan bu program sayesinde bazı maddi yüklerimiz hafifledi. Ayrıca iş kurma destek programı kapsamında, şirket kuruluşu sırasında yaptığımız masrafların önemli bir kısmını geri alabildik.

KOSGEB başvuru sürecinde hazırladığımız tanıtım videosu Türkiye genelinde dereceye girdi ve Karadeniz Bölgesi’nde birincilik elde etti. Son aşama olan mülakat sürecinde tanıştığımız Trabzon Teknokent Genel Müdürü’nün tavsiyesiyle Trabzon Teknokent’e başvurmaya karar verdik. Teknokentler; teknoloji üreten firmalara önemli vergi avantajları, sigorta destekleri ve çeşitli teşvikler sunan yapılardır. Bu süreçte Trabzon Teknokent’in sunduğu imkânların da projemizi geliştirmek için önemli fırsatlar sağladığını gördük. Gerekli başvuruları yaptıktan sonra kısa süre içinde kabul edildik.

Bu süreçlerin hepsi devam ederken Tailor Simulator projesi de ilerliyordu. Ancak kısa süre sonra önemli bir gerçeği fark ettik: İyi bir ürün üretmek tek başına yeterli değildi. Eğer o ürünü doğru şekilde pazarlayamazsanız ortaya koyduğunuz emeğin değeri de sınırlı kalıyor. Bir anlamda işin yarısı ürünü üretmekse diğer yarısı onu doğru şekilde sunmak ve satmaktır.

Bu noktada Muhammet ile pazarlama tarafına yoğunlaştık. Aylar boyunca veri topladık, yüzlerce görüşme yaptık, sayısız araştırma gerçekleştirdik. Bu süreçte tanınmış yayıncılarla, YouTuber’larla, influencer’larla ve çeşitli platform temsilcileriyle görüşme fırsatı bulduk. Bölümümüzde edindiğimiz iletişim becerileri ve farklı kültürlerle etkili iletişim kurma pratiği, bu görüşmelerde sandığımızdan çok daha fazla işimize yaradı. Oyun sektörünün düşündüğümüzden çok daha geniş ve karmaşık bir yapıya sahip olduğunu fark ettik. Buna rağmen yaptığımız işten keyif alıyorduk.

Buradaki en önemli nokta şudur: Başınıza, modunuzu düşürecek ne kadar olay gelirse gelsin disiplininizi ve üretme düzeninizi kaybetmemek. Gerçekten istediğiniz bir şey için mücadele etmekten vazgeçmemek. Biz projemize ve emeğimize inandık ve yolumuza devam ettik. Üç kişilik bu ekipten yeri geldi hepimizin kötü zamanları oldu fakat her zaman birimiz bir diğerini tekrar ayağa kaldırdı. Bir ekip olmanın da avantajıydı bu. Tabii bir yandan da her zaman bir eleştirel göze sahip olmak harika bir ayrıcalık. Örneğin biz, Muhammet ile birbirimize on öneri sunuyorsak bunların dokuzunu beğenmezdik. Bu da bize her zaman o içeriğe daha çok zenginlik katmamızı sağladı.

Sonunda, 5 Şubat tarihinde oyunumuzu resmî olarak yayımladık. Yalnızca bir ay içinde elde ettiğimiz satış rakamları, projemizin doğru bir yolda ilerlediğini gösterdi; üstelik pazarlama stratejilerimizin henüz küçük bir kısmını uygulamışken.

Şimdi ise bir sonraki adım için hazırlanıyoruz. Yeni projeler geliştirerek ve adım adım daha büyük hedeflere ilerleyerek bu yolculuğu büyütmeyi planlıyoruz.

Geriye dönüp baktığımda iki duygunun ağır bastığını fark ediyorum: Bir şeyler başarmış olmanın gururu ve sevdiğin işi yapmanın mutluluğu. Aslında bunun da zor olmadığını söyleyebilirim. Kendinize sormanız gereken sadece tek bir soru var: “Gerçekten ne yapmaktan keyif alıyorum ve bununla ne üretebilirim?”

Biz bu soruyu sorduğumuz gün aslında yola çıkmıştık ve arkasından hiç hayal edemeyeceğimiz bir yere vardık.

Belki de sizinki, henüz sormadığınız o sorunun arkasında bekliyordur.

Görsel Referanslar
- https://store.steampowered.com/app/3484750/Tailor_Simulator/
- https://play.google.com/store/apps/details?id=com.Zoady.LostContinent&hl=tr

Author

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Notify of
guest

0 Comments
Oldest
Newest Most Voted
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x